Hacklink Shell indir manavgat side escortistanbul escortmaltepe escortpornopornoalanya escortraf sistemleri paslanmaz raf

İspanya Sineması’nın Geçmişine Dair Bir Yolculuk


İspanya’daki ilk film gösterim denemeleri, 5 mayıs 1895’de gerçekleşti. 1896’da da hem Barcelona hem de Madrid’de Lumiere kardeşlerin filmleri gösterilmeye başlandı.
Alexandra Promio’nun Plaza Del Puerto En Barcelona’sı, Fructuos Gelabert’in Rina En Un Cafe’si, Eduardo Peromerta’nın Saat 12 Biterken, El Pilar Zaragoza Kilisesi’nden ayrılış filmleri 19 yy. sonlarının en dikkat çeken yapıtları arasındadır.
Ayrıca, İtalya ve Fransa’da da çok çeşitli yapıtlara imza atmış olan ve İspanya’nın uluslararası alanda başarı kazanmış ilk yönetmeni olan Segundo De Chomon, özellikle fantastik türde bir çok film çekmiştir. Bunlardan birisi de El Hotel Electrico’dur.

1914’de Barcelona, İspanya sinemasının merkezi konumundaydı. Bu dönemlerde ”Espanoladas” diye anılan İspanyol destanları 1960’lara kadar, ülke sinemasını tema ve senaryo altyapısı bakımından domine etmiştir. İspanyol aktris İmperio Argentina’nın başrolde oynadığı ve Floran Rey’in yönettiği, (1925) Noblezza Batura
tarihi bir drama olan Christoph Colomb’un yaşamı & Amerika Keşfi (1917), Fransız yönetmen Gerald Bourgeis’in yönettiği bir fotoroman uyarlaması olan Barcelona’nın Gizemleri (1916) sessiz dönemde çekilmiş İspanyol filmlerden bazılarıdır.

1928’de Franco diktatörlüğünün içerisinde temellerini atmış diplomat, senarist ve yönetmen Ernesto Gimenez Caballero ile Luis Bunuel, İspanya tarihinin ilk sinema
derneğini kurdular. Böylece, Barcelona’dan sonra Madrid, İspanyol film endüstrisinde, ikinci bir merkez konumuna geldi.

İspanya’daki o dönemlerde yapılmış 58 film yapımının 44’ü Madrid’de gerçekleşti.
Sessiz sinemanın son dönemlerine doğru, Florian Rey’in yönettiği, Lanetli Köy Paris’de büyük bir hit oldu. Yine aynı sıralarda, İspanyol sürrealist ressam Salvador Dali, yapımcı ve yönetmen Bunuel’in ortak çalışması olan bir Andalusian Köpeği, İspanyol sessiz sinemasının, en ünlü avan-garde türündeki filmidir.

 

1931 ile birlikte, yabancı ülkelerdeki sesli film üretimlerinin ortaya çıkması, İspanyol sinema endüstrisini birkaç yıllığına da olsa ağır olarak etkiledi. Sinema kökenli olmayan Nöro-Biyolojist ve Psikiyatrist Manuel Casanova 1935’de bu ağır darbeye son verdi ve İspanyol endüstriyel film şirketi kısa adıyla ”Cifesa” yı kurdu. Bu kuruluş ülkede sesli sinema yapımına öncülük etti ve gittikçe daha fazla bu alanda film üretmeye başladı.
Cifesa zaman içerisinde büyüyüp gelişerek, İspanya’da o güne kadar var olmuş olan, en büyük yapım şirketi haline geldi.
Fakat Cifesa, o dönemlerde siyasi sağ kanadın gözü, kulağı olmakla eleştirildi. Buna rağmen, dönemin genç film yapımcılarınca, büyük oranda destek gören bir kuruluş olma özelliği de taşıyordu. Cifesa’nın içinden gelen yapımlara iki örnek olarak; Benito Perojo’nun Güvercinin Verberasası’yla, o dönem içerisinde hazırlanmış en özenli ve ayrıntılı Cervantes klasiği uyarlaması olan Don Dişot De La Manca’yı gösterebiliriz. Diktatör Franco yanlılarının kurduğu ulusal sinematografi departmanı diktatörlüğün sansür politikasını ve katı rejimini İspanya Sineması üzerinde kullanması nedeniyle, çok sayıda yerli sinema oyuncusunun yurt dışına sürülüp sığınmasına neden olmuştur. Diktatörlük rejimi ispanyolca dilini öne çıkarmak adına dublajlı film dayatmalarına girişti. Bu yaptırıma maruz kalanlar arasında, Huella De Luz (1941), Locuna De Amor (1948), Los Ultimos De Filipinas Ve Raza (1942) gibi filmler vardır.

1950’lerin sonlarına doğru yeni gerçekçilik akımının etkisi İspanya Sineması’nı da etkilemiş ve İspanya Sineması bu akımın kendine özgü yorumlarını ortaya koymuştur. Bu akım içerisinde Antonio Del Amo, Javier Bardem’in amcası olan Juan Bardem ve Luis Garcia Berlanga gibi yönetmenlerden söz edilebilir. 1962’de Jose Maria Garcia Escudero İspanya Sineması’nın başı çeken ismi oldu ve devletin tüm baskılarına rağmen resmi sinema okulunu kurdu. Bu okul özellikle Franco rejimine karşı sol kanada taraf olmuş kayda değer anlamda önemli yeni yönetmenlerin yetişmesini sağladı. Bu yönetmenler arasında, Mario Camus, Miguel Picazo, Francisco Reguoero ve hepsinden önemlisi Carlos Saura yer alır.

Bu yönetmenlerden ayrı olarak aynı dönemde Fernando F. Gomez, klasik bir eser olan garip yolculuk (1964) adlı filmi çekti. Victor Erice de, uluslararası camiada büyük heyecan yaratan Beehive’nin Ruhu (1973) adlı filmi çekti.
Başlangıçta daha deneysel ve kozmopolit bir yapı sergileyen Barcelona Film Okulu da, Vicente Aranda, Jaima Camino ve Gonzalo Suarrez gibi özellikle 80’lerde büyük baş yapıtlar ortaya koymuş yönetmenlerin çıkmasını ve yeni İspanya Sineması’nın canlanmasını sağladı.

Bazı ispanyol yapımlar arasında, ispanyol yapımcı ve yönetmenlerin elinden çıkmış Amerikan ve Anglosakson oyuncuların başı çektiği yapımlar da vardır; Nicole Kidman’ın oynadığı The Others bu örneklerden birisidir.

Tepkin ne ?

Cute Cute
0
Cute
Lol Lol
0
Lol
Fail Fail
0
Fail
Omg Omg
0
Omg
Like Like
3
Like
Dislike Dislike
0
Dislike
Cry Cry
0
Cry
Damn Damn
0
Damn
Ogh Ogh
0
Ogh

Fularlı Yorumlar 0

İspanya Sineması’nın Geçmişine Dair Bir Yolculuk

Giriş

Hala üye olmadın mı ?
Üye Ol

Şifremi Unuttum

Üye Ol

İçerik Türü
Kişilik Testi
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia Test
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Anket
Voting to make decisions or determine opinions
Yazı
Formatted Text with Embeds and Visuals
Liste
The Classic Internet Listicles
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds